Türkiye’de Veteriner Hekimliğin sorunlarına farklı bir yaklaşım, bir ülke düşünün, hayvan yetiştiricisinin biri ilçeden köyüne dönmek için taksiye fiyat sorar, 600 TL olduğunu öğrenince vaz geçer. Aklına parlak bir fikir gelir. Hemen tanıdığı veteriner hekimi telefonla arayarak ilçede olduğunu, köyden ineğinin kızgın olduğuna dair haber aldığını, tohumlama için gelip gelemeyeceğini, eğer gelebilecekse kendisini de yoldan almasını rica eder. Veteriner hekim kabul eder, yetiştiriciyi alır, köye gelir, ineği muayene eder, kızgın olmadığını söyler. Yetiştirici “Kusura bakmayın, yanlış bilgi vermişler, ben sizin yol paranızı ödeyeyim” diyerek veteriner hekime 150 TL verir. Böylece şark kurnazlığı ile 450 TL kar etmiş olur.(Yaşanmış gerçek bir olaydır)
Bir ülke düşünün, veteriner hekimler 85 yıl önce Uluslararası Cenevre Sözleşmesine uygun olarak çıkarılan 3203 sayılı yasa ile “Veteriner Hekim” unvanı almışlar, diplomalarında “Yüksek Lisans Mezunu Veteriner Hekim” yazıyor ama hala mesleğimizin adı veteriner mi, veteriner hekim mi; veteriner fakültesi mi, veteriner hekimliği fakültesi mi; veteriner hekimlik mi, veteriner hekimliği mi; veterinerlik mi, veteriner hekimlik mi tartışması yapıyorlar. Bu durum, Bizanslı papazların Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethettiği gün Ayasofya’da meleklerin cinsiyetini tartışmalarına benzemiyor mu?